KİMSE SUÇLU ARAMASIN SUÇLU BİZİZ!

(Tribün)

Bakın, 21 yıldır bizleri idare eden, “KESTİĞİM KESTİK, ASTIĞIM ASTIK” diyen, bugünkü iktidar da başta olmak üzere hiçbir hükumet, DEPREMLERDEN ders çıkarıp insan hayatını ön planda tutmamış!

1939 yılında, 7,9 büyüklüğündeki, ERZİNCAN DEPREMİ 52 saniye sürmüş, 32 bin 962 canımızı almış!

1999 yılında, bu ülke MARMARA DEPREMİNİ yaşamış, 17 bin 885 insanımızı kaybetmişiz!

Arkasından, DÜZCE, BİNGÖL, VAN, ELAZIĞ, İZMİR DEPREMLERİ gelmiş can ve mal kayıplarına sebep olmuş!

Ancak,  tüm bunlara karşılık DEPREM gerçeği görmemezlikten gelinmiş!

Böylece, 10 binlerce cana mal olmuş, 100 binlerce konut yıkılıp, zarar görmüş. Yıllarca altından kalkamayacağımız oldukça ağır (126 MİLYAR DOLARLIK) ekonomik fatura önümüze konulmuş!

Bakın, Güney Amerika ülkesi ŞİLİ de bizim gibi bir deprem ülkesi. Son yüzyıl içersinde çok büyük DEPREMLER yaşamış. Aldığı önlemlerle, 1960 yılında yaşadığı 9,5 büyüklüğündeki 5 dakika süren DEPREMDE, kayıp ettiği insan sayısı 5 bin!

Bugün ŞİLİ’nin en önemli katı kuralı, inşaat yönetmenliği ve denetimiymiş!

Bundandır ki; yaşadığı 8,3 büyüklüğündeki DEPREMDE, hayatını kaybedenlerin sayısı 12 olurken, 11 dakika süren 9,5’luk DEPREMDE, ölü sayısı 1655!..

ŞİLİ alınan önlemlerle, DEPREMİN bir “KADER” olmadığını JAPONYA gibi gözler ününe sererken peki, biz ne yapmışız?

Sesimizi 3-4 gün sonra duyurabildik, donarak öldük,  karşılığında “HELALLİK” istendi, ayakta alkışladık!

Vekilimiz olarak seçtik, yalakalığın, dalkavukluğun en alasını yapıp, önlerinde el-pençe-divan durduk!

Bakın, DEPREM için 23 yılda 88 milyar lira vergi topladık, bu para ile ortalama 1 milyon 127 konut yapabilirdik, doğru dürüst hakkını veremedik!

Hesap sorduk, “ne oldu bu DEPREM vergileri?” dedik, “GÖZÜNÜZ KÖR MÜ” KÖPRÜLER, YOLLAR, HAVA ALANLARI, ŞEHİR HASTANELERİ, VİYADÜKLER nereden geldi, “VATAN HAİNİMİSİNİZ” dendi! 

Sustuk, sesimizi çıkartmadık, sinemize çektik!

Adam, 3 katlı evin üstüne 3 kat da kaçak inşaat yaptı, “HELAL OLSUN İŞİNİ BİLİYOR, BRAVO” dedik!

İmar affı çıktı bir davul-zurna çalmadığımız kaldı!

ÇANKAYA KÖŞKÜ bizim şanımıza-şöhretimize göre değil deyip, SARAYLAR yaptırdık, milyonlarca insanımız yoksulluk sınırı altında yaşarken, DEPREM gerçeğini unuttuk, yazlıklar, uçak filoları, makam araçları “bizim itibarımız” dedik!

“Hısım-akraba, eş-dost” dedik, “BİZDEN OLSUN DA KİM OLURSA OLSUN” diyerek, ehli olmayan liyakatsiz insanları iş başına getirdik, bir selam çakmadığımız kaldı, “en iyisini siz bilirsiniz” dedik!

Birçok konu gibi, DEPREM gerçeğini de hükümetler olarak, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri olarak, bir türlü göremedik!

Böylece, tablo ortada KİMSE SUÇLU ARAMASIN SUÇLU BİZİZ!

Mahmut TEKİN

YORUM EKLE